Salı, Mayıs 02, 2017

Yeni Nesil Yatay Derin Dondurucu UED 210 A++

Üstten kapaklı derin dondurucuları kullanmanın çok pratik olduğunu biliyor muydunuz? Kendim de denedikten sonra, bunun doğru olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Derin dondurucu satın almadan önce, hangi marka olacağına çoktan karar vermiştim: Uğur Soğutma. Türkiye’nin ilk derin dondurucusunu üreten firmadan başka bir tercih zaten yapamazdım. Ancak model konusunda kararsızdım. UED 210 A++ isimli yeni modeli görünce, denemeye karar verdim. Rahatlıkla söyleyebilirim ki hiç pişman olmadım ve bir derin dondurucuda aradığım her şeyi bulabildim.

UED 210 A++ üstten kapaklı, yani yatay bir derin dondurucu. Kapağın üstte yer alması, müthiş bir kullanım kolaylığı sunuyor. Besinleri üst üste istifleyerek hem yerden kazanıyor, hem de depolama alanını maksimum verimlilikle kullanabiliyorsunuz. Sade, dayanıklı ve ergonomik bir tasarımı var. Hani “nesiller boyu kullanabilirsiniz” derler ya, derin dondurucuya bakar bakmaz aklınıza bu geliyor. Kapakta yer alan aydınlatma sayesinde, içini rahatlıkla görebiliyorsunuz. İçi demişken, tel sepet kullanarak daha düzgün bir şekilde istifleme yapmanız da mümkün oluyor.

Ancak UED 210 A++ modelinin asıl ilgi çekici yanları, iç hacmi ve yalıtım üstünlüğü. Derin dondurucunun iç hacmi tam 190 litre. Ne kadar kalabalık bir aile olursanız olun yeterli gelecek bir büyüklük bu. Birden fazla aileye rahatça yetecek miktarda besin ve gıdayı, -25 derecede mevsimler boyu saklayabiliyorsunuz. Yalıtımı ise kelimenin tam anlamıyla mükemmel, hatta o kadar iyi ki, elektrik kesilse bile içindeki gıdaları tam 48 saat boyunca koruyabiliyor. Ses seviyesi ise son derece düşük, sadece 38 dB. Bir fikriniz olması için söyleyeyim, buzdolaplarının ses seviyeleri 40 db’den başlıyor. Yani çalışırken hemen hemen hiç ses çıkartmıyor.
A++ enerji sınıfına ait olması da, bir başka avantajı. Hiç kapatmadan kullansanız dahi, elektrik faturanız gereksiz yere kabarmıyor. UED 210 A++ yatay derin dondurucu modelini satın almak için evinizden çıkmanıza bile gerek yok; https://satis.ugur.com.tr/item/ued-210-a/100005 adresinden 12 taksitle sipariş verebiliyorsunuz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Perşembe, Nisan 13, 2017

Çocuklarınızın Sağlıklı Gelişimine Tam Destek Çocuk Devam Sütü’nde!

Neden Çocuk Devam Sütü?
Çocuklar, büyüme ve gelişimlerinin büyük bölümünü 1-4 yaşları arasında tamamlarlar. Yiyeceği yemekler konusunda çok seçici olabileceği bu yaşlarda çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel gelişimi için zengin ve doğal içerikli gıdalarla beslenmesi gerekir. Güçlü bir bağışıklık sistemi de bu fiziksel ve zihinsel gelişimi taşıyan vücudu mikroplara karşı koruyarak, büyümede çok önemli bir görev üstlenmektedir.

Neden Pınar Çocuk Devam Sütü?
Çocuklar, fiziksel ve zihinsel gelişimlerinin yanı sıra bağışıklık sistemlerini güçlendirecek besin ihtiyaçlarının önemli bir kısmını sütten alabilir. Çocuğunuzun fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişiminin ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi için ona süt içirebilirsiniz.
1 yaşından büyük çocuklarınızın fiziksel ve zihinsel sağlıklı gelişimini ve bağışıklık sisteminin güçlenmesini desteklemek için, saf süte prebiyotik lifler, vitamin ve mineraller ilave edilerek geliştirilen Pınar Çocuk Devam Sütünü güvenle içirebilirsiniz. Pınar Çocuk Devam Sütleri B12, Çinko ve Kalsiyum kaynağıdır.
Altı aydan büyük bebeklerinize ise onların 6-12 aylık dönemlerinde ihtiyaçları olan vitaminlerive mineralleri karşılayacak şekilde geliştirilmiş Pınar İlk Adım Devam Sütü’nü verebilirsiniz.
 


Bir boomads advertorial içeriğidir.

Cuma, Ekim 14, 2016

Laktozsuz Süt ve Laktozsuz Ürünler Hakkında Her Şey

Laktoz nedir?
Süt ve süt ürünlerinin içinde bulunan doğal süt şekeridir.
Laktoz intoleransı nedir? 
Laktozun sindirilmesi için laktaz enzimi gerekir. Eğer vücutta yeterli miktarda laktaz enzimi bulunmuyorsa, laktoz intoleransı var demektir.
Laktoz İntolerans belirtileri nelerdir?
Laktoz intoleransı sütün içindeki laktozun sindirilemediği durumlarda ortaya çıkar. Süt içince karın şişkinliği, karın ağrısı, gaz, mide bulantısı görülebilir. Bu tarz sorunlarınız varsa süt ve süt ürünleri tüketmekten vazgeçmek yerine Laktozsuz Süt’ü tüketebilirsiniz. Belirtilerin şiddeti tüketilen laktoza ve kişinin ne kadar laktozu tolere edebildiğine göre değişir. Belirtiler süt ve sütlü ürünlerin tüketimini takiben yarım saat ile 2 saat arası sonrasında kendini göstermeye başlar. Süt içerdiği kalsiyum, protein, yağlar, vitaminler ve mineraller açısından temel besin gruplarındandır.
Yaşam boyu sağlıklı olmak için her yaş döneminde ihtiyacınız olan türde ve miktarda süt içmeniz gerekmektedir.
Laktoz intoleransınız varsa ne yapabilirsiniz?
Laktozu azaltılmış veya laktozsuz süt ve süt ürünleri tüketebilirsiniz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt nasıl üretilir?
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt, sütün içindeki laktozun laktaz enzimi ile parçalanması sonucu elde edilir. Laktaz enzimi katkı maddesi ya da koruyucu değildir. Ürünün prosesi sırasında görevini yerine getirip, son aşamada aktivitesini yitirerek ürünün içerisinde kalmaz.
Laktozsuz süt ve laktozsuz yoğurt neden daha tatlıdır?
Laktozun glikoz ve galaktoza parçalanması nedeniyle, standart süt ve yoğurttan daha tatlı hissedilen ürünlerdir. Hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez.
Laktozsuz süt sizin için uygun mu?
Laktozsuz süt, sütteki laktozu sindiremeyen ve süt içince şişkinlik, ağrı, gaz ve bulantı sıkıntılarını yaşadığı için süt tüketemeyen kişilerin rahat şekilde süt içmelerini ve sütün besin değerlerinden faydalanmalarını sağlamaya yardımcı olur.
Neden Laktozsuz Yoğurt tüketmelisiniz?
Laktozsuz Yoğurt, laktoz intoleransına karşı hem sağlık faydası sağlamakta, hem de tatlılık derecesinin yüksek hissedilmesi nedeniyle şeker kullanılması gereken ürünlerde şeker azaltmaya imkan tanımaktadır. Bu nedenle ara öğün olarak sade ya da müsli karışımı gibi bir alternatifle tüketilmeye çok uygundur, hissedilen tatlılık doğal şekerlerdendir, ilave şeker içermez. Ayrıca, 100 g laktozsuz yoğurt günlük kalsiyum ihtiyacının %23’ünü karşılamaktadır.
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin zararı var mıdır?
Laktozsuz süt ve yoğurt tüketmenin hiçbir zararı bulunmamaktadır.
Pınar Denge Laktozsuz Süt ve Yoğurt hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için tıklayınız. 



Bir boomads advertorial içeriğidir.

Pazartesi, Mayıs 02, 2016

KIBRIS PIDESI (PITA BREAD)



Kıbrıs'ta bizim pide adını verdiğimiz zarf şeklinde bir ekmeğimiz vardır.Bu pidenin içine aklımıza gelebilecek her türlü yiyecek malzemesini doldurup sonra da afiyetle yiyoruz.Mesela güzel bir domatesli ve turşulu hellimli sandiviç veya şiş kebap ve maydanoz salatasını bu pidenin içine doldurup aynı anda tüketebiliyoruz.Pidenin özelliği zarf gibi açılması yani içini doldurma imkanınız var.Benimkiler görünüm olarak biraz bazlamayı andırmışlar ama yine de ortası açılıyordu.Uzun zamandır yapmamıştım.Daha sık yaparsam sanırım daha güzel şekilli pideler elde edebileceğim.Bu kadar anlattığım bu pideyi sizde denemek isterseniz tarifimi adım adım uygulamanız yeterli.

PİDE:

MALZEMELER:
Ana Malzemeler:

  • 25 ml zeytinyağı
  • 1 1/2 çay kaşığı tuz
  • 200 gr beyaz un
Ön hazırlık:
  • 2 1/4 çay kaşığı ekmek mayası (10gr.kuru maya veya 20 gr yaş maya)
  • 250 ml ılık su
  • 160 gr beyaz un
YAPILIŞI:

  1. İlk olarak bir kaba mayanızı koyun. Üzerine ılık suyu dökün. Yavaş yavaş un ilave edin.
  2. İyice karıştırın ve 20 dakika kadar bekletin. 
  3. Baloncukların oluşmaya başladığını görünce mayanın aktif hale geldiğini anlayabilirsiniz.
  4. Hamuru ekmek makinesine transfer edin ve tuz ve yağını ekleyin. Ekmek makinesinin mikserini çalıştırın ve geriye kalan unu azar azar ekleyin,ta ki ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar. 
  5. Hamuru makineden alarak elinizle yuvarlak hale getirip başka bir kaba koyup üzerine biraz zeytinyağı sürün ve iki katı haline gelinceye kadar bekleyin. 
  6. Hamuru kaptan alarak iyice unlanmış bir yüzeye koyup içindeki hava kabarcıkları çıkana kadar yoğurun.
  7. Sonra sekiz eşit parçaya bölün.
  8. Bu sekiz parçayı eliniz yardımıyla yuvarlak toplar haline getirin ve strech filmle örtüp 30 dakika daha bekletin.
  9. Bu bekleme sırasında toplar biraz kabaracaktır, bunları merdaneyle üzerinden geçerek çapı altı inç olacak şekilde yassı hale getirin .
  10. Pişirmeden yağladığınız teflon tavada birer birer pişirin. 
  11. Yanmaması için iki tarafını çevire çevire pişirmeniz gerekebilir, bu arada pidemiz balon gibi şişecek içi hava dolacaktır.Bu da pidelerimizin zarf gibi içlerinin boş olduğunun göstergesi yani bizim zaten istediğimiz birşeydir fakat tavadan aldığımız zaman şekli tekrar eski haline dönecek fakat yine de arasındaki o zarf şeklindeki kısım bozulmayacaktır.
  12. Afiyetle hemen yiyebilirsiniz :)

Not:1.Ekmek makineniz yoksa elinizle de yoğurabilirsiniz fakat çok iyi yoğurmaya dikkat edin.
2.Tavada tek tek pişirmek yerine fırın tepsisinde hepsini bir seferde pişirmeniz de mümkün.

Salı, Nisan 26, 2016

EV YAPIMI SIMIT (GEVREK)



Sizleri bilmem ama ben sadece kahvaltıda değil günün hangi öğünü olursa olsun simit ve çay keyfi yapmayı çok seviyorum.Bazen fırından yeni çıkmış simitleri fazla fazla alıp derin dondurucuya atıp canım çektiği zaman ısıtıp yiyorum.Aniden misafirim geldiği zaman da bu büyük bir kurtarıcı oluyor benim için.Bugün kendi simidimi kendim yapayım istediğim zaman da bol bol yiyeyim diye düşündüm ve instagramda bulduğum bu tarifi denemeye karar verdim.Ortaya çıkan sonuç benim için oldukça tatmin ediciydi.Kızım şekil itibarıyla biraz açmaya benzetti benim simitlerimi ama olsun tadları benim için gerçek simiti aratmıyordu.Lafı daha fazla uzatmadan tarife geçeyim.

EV YAPIMI SİMİT:

Malzemeler:
  • 1.5 su bardağı ılık süt
  • 1.5 su bardağı ılık su 
  • 1 su bardağı sıvı yağ(orkide ayçiçek yağı kullandım)
  • 1.5 yemek kaşıgı maya (dr.oetker instant maya kullandım)
  • 2 yemek kaşığı şeker
  • 1 yemek kaşığı tuz
  • 6.5-7
  •  su bardağı un (egem un kullandım)
Üzeri için:
  • Kavrulmuş Susam
  • 1 Çay kaşığı üzüm pekmezi (Susitaş pekmez)
  • Yarım çay bardağı su
Yapılışı:
  1. Maya ve şeker yoğrulacak kaba alınır.
  2. Üzerine ılık su süt ve su konur.5 dakika bekletilir.
  3. Sırasıyla diğer malzemeler eklenir, un azar azar eklenerek yaklaşık 10 dakika kadar yoğrularak yumuşak bir hamur elde edilir.
  4. Hamur yarım saat kadar dinlendirilir.
  5. Ayrı bir tabakta pekmez ve su karıştırılır. Az kavrulmuş Susam düz bir tabağa konulur.
  6. Hamurdan mandalina büyüklüğünde bezeler yapılır.
  7. Bu bezelerden iki adet rulo şeklinde hamur elde edilir.İki rulo birbirine dolanarak yuvarlak simit şekli verilerek uçları birleştirilir.
  8. İlk olarak pekmezli suya ardından susama batırılarak yağlı kağıt serilmiş tepsiye dizilir
  9. En az yarım saat tepside mayalanması beklenir.
  10. Yaklaşık 170 ° fırında üzerleri kızarana kadar pişirilir
  11. Afiyet olsun.

Pazartesi, Nisan 18, 2016

BESAMEL SOSLU VE GARNITURLU ENGINAR CANAKLARIM

Enginar mevsimi geçmeden bir enginar yemeği yayınlamasam olmazdı.Kendi kendime evdeki malzemelerle besleyici bir enginar yemeği uydurmaya karar verdim.Enginarı çok fazla sevmeyen kızım için de güzel bir alternatif oldu.Daha soğumadan sizlerle paylaşıyorum.İnşallah yapıp yer ve beğenirsiniz.İşte tarifi:

BEŞAMEL SOSLU VE GARNİTÜRLÜ ENGİNAR ÇANAKLARI:



Malzemeler:

  • 1 şişe hazır garnitür (kendiniz de yapabilirsiniz)
  • Enginar çanakları (ben dondurulmuş kullandım)
  • 150-200 gr kıyma
  • 1 adet kuru soğan
  • sıvı yağ
  • 1 adet limon
  • kaşar rendesi
  • tuz, karabiber
Beşamel sos için:
  • 2 çorba kaşığı un
  • 2 .5 su bardağı süt
  • 3 çorba kaşığı kadar tereyağ veya margarin
  • Tuz
  • 1 adet yumurta
Yapılışı:
  1. İlk olarak soğanı robottan geçirip kıymayla birlikte soteleyin.
  2. Tuz ve karabiber ilave edin ben biraz pul biber de koydum.
  3. Daha sonra tavaya garnitürü de koyup biraz daha soteleyin.
  4. Ayrı bir tencerede limonlu suda enginarları 15 dk kadar haşlayın.
  5. Bir taraftan da beşamel sosu hazırlamak için tereyağını eritip unu kavurun.
  6. Azar azar süt ilave edin.Süt az gelirse biraz daha ilave edebilirsiniz muhallebi kıvamında olması gerekiyor.İstiyorsanızn su da olur.
  7. İyice kıvama gelmiş beşamel sosumuza tuz ilave edin ve bir yumurtayı kırıp iyice yedirin.
  8. Ocaktan alın.
  9. Bir borcama enginar çanaklarını dizin içine kaşıkla bir miktar kıymalı karışımdan koyun.
  10. Onun üzerine beşamel sos ve en üste de kaşar rendesi serpin.
  11. Önceden ısıtılmış 220 derece fırında kaşarlar eriyinceye kadar pişirin.
  12. Sıcak sıcak servis yapın.
  13. Afiyet olsun :)
Not:Ben artan beşamel sos, kıymalı harç ve kaşar rendesiyle bir çeşit daha yaptım.O da çok lezzetli oldu.Tavsiye ederim

Cumartesi, Mart 19, 2016

Bildiklerinizi Unutturacak Yepyeni Pudingler

Pudingler hem hazırlama kolaylığı hem de lezzetiyle, büyük küçük hepimizin favorisi oldu. Sofraların vazgeçilmezi haline geldi. Ben Pakmaya pudingleri özellikle beğenirim. Çevremden de bu yönde olumlu değerlendirmeler gelir. “Pudinglerde daha başka ne çeşit olabilir ki?” diye düşünürken, yakınlarda Pakmaya'nın yeni pudinglerini deneme imkanım oldu.
Bir kere çok farklı, çok iddialı çeşitler. Bizden, bizim damak tadımızdan lezzetler taşıdıkları belli oluyor: İsimlere, çeşitlere bakar mısınız? Ballı Bademli Puding, Güllü Puding, Türk Kahveli, Çikolatalı Portakallı, Vanilyalı Tarçınlı... Sizce de harika değil mi?  Üstelik ambalajları da çok etkili, dikkat çekici.
Durur muyum, peş peşe denedim. Sonda söyleyeceğimi en başta söyleyeyim:
Tek kelimeyle harika... Yani, puding hafifliğini geleneksel damak tatlarımızla birleştirmek çok akıllıca bir fikir. Dahası, seçtikleri, oluşturdukları çeşitler enfes. Ve unutmadan, Pakmaya kalitesi, özeni gerçekten kendini gösteriyor.
Ballı Bademli’de gerçek, tatlı badem parçaları bal ile çok güzel uyum yakalamış.
Türk Kahveli, evet halis Türk kahvesiyle, süte de çok güzel yakışmış!
Güllü... Hakikaten mis gibi gül tadı veriyor; meğer onda da kurutulmuş gül yaprağı tozu varmış.
Gurme çikolatalarda portakal çeşnili olanlar meşhurdur, Pakmaya Çikolatalı Portakallı çeşidini de yaparak iyi etmiş: Portakalın ferahlığı çikolatanın lezzetiyle birleşmiş.
Vanilyalı Tarçınlı'ya gelince; mis gibi vanilya ve tarçın birbirine çok yakışmış.
Dedim ya, ben böylesini ilk defa gördüm. Ne diyeyim, bravo Pakmaya, kutlarım... Böyle insanın aklını başından alan yeniliklere devam:)
Pakmaya’nın diğer yenilikleri ve enfes tarifleri için www.mutfaginyildizi.com sitesini mutlaka takip edin.


Bir boomads advertorial içeriğidir.

Pazartesi, Ocak 25, 2016

Gülümsemeye dair şaşırtıcı gerçekler: Hangi gülümseme ne anlama geliyor?

Vücut dili kullanımının en belirgin özelliklerinden olan gülümsemenin farklı çeşitleri, altında farklı anlamlar barındırıyor. Tıpkı hissederek gülümsemenin ve mutlu olmadığımız halde gülümsemenin karşımızdaki kişiler tarafından hissedilebiliyor olması gibi, nasıl güldüğümüzün de karşımızdaki kişiler tarafından algılanış biçimi farklılıklar gösterebiliyor.
Dudakları kapatarak gülümsemek
Dudaklar kapalı şekilde gülümsemek, gülümsemenin en yaygın olarak kullanılan çeşitlerinden biri. Kolay yapılabiliyor olması, gülümsemek istemediğimiz ancak gülümsememiz gereken durumlarda karşı tarafa kibar ve nazik bir tepki vermeyi daha kolay hale getiriyor. Dudaklar kapalı olarak gülümsemek, çoğunlukla samimi algılanmayan bir gülümseme biçimi. Gerçekten hissederek gülümseyen kişilerden dişlerini göstererek gülümsemelerini bekliyoruz. Her ne kadar orta dereceli bir samimiyet belirtisi olarak algılansa da, karşımızdaki kişinin gülümserken dişlerinin beyazlığına güvenmiyor oluşunun ya da dişlerindeki problemleri gizlemek isteyişinin de dudaklarını sıkı şekilde kapatarak gülümsemeyi tercih etmesinin sebebi olduğunu da aklımızın bir köşesinde bulundurmakta fayda var.
Kendini beğenmiş gülümseme
Kendini beğenmiş ve odağın kendisinde olmasını isteyen insanların çoklukla kullandığı bu gülümseme çeşidinde, dudaklar genelde kapalı ve gülümseme sağa ya da sola çekilmiş olarak bulunuyor. Zaman zaman dudakların aralık olduğu ya da üst dudağın biraz daha kalkık tutulduğu durumlarda da gözlenebiliyor. Dudaklarla birlikte kaşlarda da bir tarafı kaldırmak gülümsemeyi tamamlayıcı olarak kullanılabiliyor.
Kendini beğenmiş şekilde gülümseyen insanların bir çoğu bulunduğu ortamda lider konumunda olmak isteyen ve odak noktası olmak isteyen kişiler. Kalabalık bir ortamda iletişim kurduğunuz kişilere bir süreliğine bu şekilde gülümsemeye devam ettiğinizde sizinle konuşurken çok daha dikkatli ve gergin olduklarını hissedebilirsiniz.
Yarım gülümseme
Kendini beğenmiş gülümsemeye oldukça benzeyen bu gülümseme türü, asimetrik bir görüntü yarattığı ve tam olarak ne yaptığınızın anlaşılmaması nedeniyle en karmaşık ve en farklı tepkiler alabileceğiniz gülümseme çeşidi. Kendine güven, utanma, ilgi, kızgınlık, dominantlık gibi birbirinden çok farklı duyguları yansıtabiliyor.
Ağız açık gülümseme
Ağız açık olarak gülümseme, dişlerin tamamının gösterildiği gülümseme çeşidinden farklı olarak, kahkaha atarken çekilmiş bir fotoğraf görüntüsünü andırır. Bu gülümseme de, şaşırtıcı şekilde çoğunlukla yapay ve samimiyetsiz bir imaj yansıtır. Her ne kadar yapay olsa da, bu şekilde gülümseyen kişiler çoğunlukla umursamaz, ben merkezci ve eğlenceli kişiler olarak tanımlanır. Özellikle fotoğraflarda fotojenik görünmenin en kolay yollarından biri, tüm dişleri göstermek ve ağzınızı olabildiğince açmak. Tabii ki öğle yemeğinde dişinizde maydanoz kalmadığından ve dişlerinizin yeterince beyaz olduğundan emin olduktan sonra:)
Bu içerik http://www.uplifers.com/ tarafından hazırlanmıştır.

Bir boomads advertorial içeriğidir.